
Dört yıl önce, BKM’ye bırakılan özgeçmişler, sektördeki tanıdık isimlerin yönlendirdiği yetenekli gençler, çeşitli işlerde yan yana gelinmiş ve pırıltıları ile iz bırakmış amatör ruhlu, pek çoğu okullu ve profesyonel “çırak” , heyecanlı bir davete icabet etti. BKM’nin ofisinin bulunduğu binanın üst katında genişçe bir salonda Yılmaz Erdoğan, Demet Akbağ, Altan Erkekli, Zerrin Sümer, Tolga Çevik, Celal Tak, Caner Alkaya ve Muhsin Kızılkaya bu hevesli gençleri karşılarına almış, planlarını anlatıyordu. Plan şuydu: haftanın 4 günü burada ders yapacaklardı. Burası gönüllü bir platformdu, kayıt için para pul gerekmiyordu, diploma olarak da alkış vaat ediliyordu.
Sahne tozuna aşık 50 kadar genç, tüm işlerini, hayatlarını bu derslere göre organize etti, kimileri gitti, yerlerine yenileri geldi. Bir süre sonra BKM’nin yanında kurulan küçük cafe/bar ve kabare mekanı BKM Mutfak’ın alt katına taşındılar. Sadece oyuncu olmayı değil, bakmayı, görmeyi, yazmayı öğrendiler. Yılmaz Erdoğan ilk sezonun derslerinin ardından “çırakları” BKM Mutfak’ın köşesindeki 10 metrekarelik sahnenin karşısına geçirdi ve dedi ki:“ Haydi bakalım, yazdıklarınızı burada sahneleyin! ”
Filmi izledikten sonra görüş ve eleştirilerinizi yazarak, diğer sinemaseverleri aydınlatabilirsiniz. Yorumlarınızda mümkün olduğunca filmden bilgiler vermemeye çalışın…

